Kapalı hava, sigara, şarap ve kadın herkesi mutsuz ederdi. Her kaleyi, her piyonu, her şahı devirirdi. Sepya fotoğraflar herkesi öldürür, siyah-beyazlar herkesi dondururdu. Ama herkes yalnız ölürdü. Onlar bile yalnız ölürdü. Çünkü ölüm tek kesin gerçekti. Tek kesin gerçektir.
Klişe ve klasik farkı insan hayatını siyah veya beyaz olmaktan kurtaran yegane şeylerdendir, dedi. Hayat gridir. Tanıdığın kadınlar kırmızıdır. Tanımadığın kadınlar bordodur. Klişeler beyazdır. Klasikler siyahtır. Klasikler küfür gibidir. Klişeler yüzsüzdür. Hayat tüm renklerin karışımı koyu kırmızıya çalan bir gridir. Küfürlü ve yüzsüdür. Peki, dedi karşısındaki, öyleyse bütün rüyaların pembeli olması kadınlar ve klişelerin karışımı olmalarındandır öyle mi? Sen pesimistsin. Hayır, ben realistim evlat. Hiç bir evsizle tanıştın mı evlat? Hayır efendim. Evsizlerin yüzü ne renktir? Ten rengidir elbette, belki biraz solmuştur ve sarımsıdır. Git ve bir evsizle tanış evlat. Her evsiz gridir. Soluk pis bir gri. Çünkü onlar gerçektir. Kılıfları yoktur. Sessizdirler. Toplumun dışındadırlar. Onlar lümpen prolaterlerdir. Korktuklarından da değil ha. Çoğu bunu seçmiştir. Onlar solucan gibidir. Yağmur yağınca görürsün onları çünkü toplum bilmem kaç paraya yaptırdığı saçlar için bile endişe duyar. Salaklar keşke bilseler herkes yalnız ölür. Keşke yalnız ölecekmiş gibi yaşasalar.